Thunder Bolt (Light Peak) ve Apple

Uzun zamandır birçok blog ve teknoloji bilgilendirme mecmuası Intel ve Apple’ın üzerinde ortaklaşa çalıştığı bir optik veri bağlantısından bahsetmekte. Evet, anladınız tabii ki kod adı Light Peak olan Thunder Bolt’dan bahsediyorum. Bu yazıda Light Peak nedir ve hayatımıza neler getirecek bunları anlatacağız. Yazı içerisinde bazen Light Peak Bazen de Thunder Bolt olarak terimler karşınıza çıkabilir.

Öncelikle kelime anlamı ile başlamakta yarar var. Sözlük anlamı olarak Light Peak ışık zirvesi olarak çevrilebilir. Işığın zirvesi olarak yani kelimeyi gerçek anlamında kullanmak aslında çok da abartı sayılmaz çünkü bu altyapı ışığa bağlı bir mantık üzerinde çalışır. Işık ile nasıl oluyor bu iş? Madem ışık kullanılacak neden kablo var diyebilirsiniz? Öncelikle burada şunu söylememiz gerekiyor ki bu bağlantı aslında kablosuz bir bağlantı değildir. Bunu anlamak için öncelikle bu teknolojinin bağlı olduğu alt yapıyı anlamamız gerekiyor. Thunder Bolt ise yıldırım anlamına geliyor. Bir yıldırımın taşıdığı elektrik yükü ve ışık miktarını düşünecek olursak bence çok da yanlış bir tercih yapılmamış. Thunder Bolt optik kablolarla birlikte veri taşımacılığını masaüstümüze getiriyor. Optik kablolar şu an zaten kullanılmakta ama hem maliyet olsun hem de bunu işleyecek olan sistemler açısından olsun çok da ileri seviyede değil ama ileride uygun ve makul seivyelere inecektir. Optik kullanımına örnek optik kablolar ile internet bağlantılarını verebiliriz ama şu an piyasada mevcut olmasına karşın ve sınırlı bir kitle tarafından kullanılmaktadır.

 

Optik dediğimizde ne anlaşılması gerekiyor? CD ler mi DVD ler mi? Yoksa halen Apple’ın kullanmadığı BluRay Diskler mi gelmeli? Aslında bunların hepsi gelebilir ama optik kelimesinin disk kelimesi ile aynı olmadığını bilmemiz gerekiyor. Optik demek aslında ışıkla ilgili demektir. Yani CD nin de çalışma prensibi aynıdır, DVD’nin de çalışma prensibi aynıdır. Hepsi ışık veya farklı ışık çeşitleri kullanılarak üretilmiş olan teknolojilerdir. Sonuçta bu disklerin okunması için gerekli olan şey diskler üzerindeki izlere gönderilen ışınlardır, bu kırmızı lazer olabilir veya Blu-Ray de olduğu gibi daha ince özelliğe sahip mavi ışın da olabilir.

Optik kabloya geldiğimizde olay daha da farklıdır. Bu noktada optik kablo ile normal yani bakır kablolar arasındaki farkı bilmemiz gerekiyor. Optik kabloları bakır kablolardan ayıran en önemli özellik verilerin genellikle bakır kablolarda tek kablo üzerinden taşınırken optik veya diğer bir değişle fiber optik kablolarda birden çok fiber içinden ışık aracılığıyla taşınmasıdır. Fiber optik kabloyu insan kolu, kablo içinden geçen fiberleri de kol içinden giden damarlar olarak düşünebiliriz. Şimdi, ışığın ne kadar hızlı olabileceğini tahmin edebilirsiniz. Bir yanda sadece bakır tel üzerinden giden veri sinyalleri varken diğer yanda aynı anda çok daha fazla veri miktarını daha hızlı taşıyabilecek fiberler var. Hangisinin size daha fazla hız getireceğini anlamak bu açıklamadan sonra da çok da zor değil gibi. İşte Thunder Bolt’in getirdiği en büyük avantaj burada; yani Hız’da…

 

Peki hız hız diyoruz. Daha önceden hız yok muydu? Evet vardı ama o zamanın uygun şartlarına göre vardı. 1980 lerde SCSI portlarımız vardı. Hatta ilk nesil iMac ler çıkana kadar  yani 1998 yılına kadar neredeyse bütün Mac’lerde SCSI veya MiniSCSI vardı. Bu portlarla yüksek hızlı veri aktarım işlemleri yapılabilirdi. Genelde bu port ya yedek HD için ya da genelde masaüstü yayıncılıkta tarayıcıları takmak için kullanılırdı ve maalesef tak-ve-çalıştır ya da çevre birimlerinizin üstünde görebileceğiniz ifade ile Plug&Play özelliği yoktu. Belli bir zincirleme cihaz sayınız oluyordu. Bu da bugünkü USB çoğaltıcıları düşündüğünüzde çok da fazla değildir. Sonra Apple’ın geleneksel tabuları yıkarak iMac’lerde USB kapısına geçmesi ile dünya USB ile tanıştı. USB 1.0 SCSI nin yeni kardeşi oldu. Ultra SCSI nin ulaştığı 16 MBps kopyalama hızının biraz gerisindeydi ama saniyede 12MBps ile yine de normal SCSI’den daha hızlıydı.

Apple bu arada rahat durmadı ve zaten 1995 yılında geliştirmeye başlamış olduğu farklı bir veri yolu üzerinde çalışmalarını hızlandırdı. Bu yeni kapının adı biraz ateşli oldu ve FireWire olarak belirlendi. IEEE 1394a kodunu alan FireWire Apple ve Sony’nin önderliğinde geliştirildi. Her firma kendi kodunu verdi bu teknolojiye. Eski DV kameranız varsa ve bunun markası Sony ise iLink diye bir özellik kesin görmüşsünüzdür. İşte bu iLink FireWire’ın ta kendisidir. FireWire kesinlikle kendi çağdaşları arasında büyük bir adımdı. 400 MBps veri aktarım hızı ile USB’nin çok çok önündeydi. Kısa zamanda kamera üreticileri ve yüksek hızlı veri taşımacılığının önemli olduğu bütün cihazlarda kabul gördü. 1999 yılı FireWire yılı oldu. İlk renkli kasa Power Mac G3 ler FireWire ile çıktı. Hatta ilk çıkan iPod lar bile bir iki nesil FireWire bağlantısı ile piyasaya sürüldü. Ama teknoloji durdu mu? Tabii ki hayır. 2003 yılına geldiğimizde High Speed USB yani diğer adıyla USB 2.0 standardı geldi. 480MBps bağlantı hızı ile USB 2.0 FireWire’dan daha fazla ilgi görmeye başladı.

Uzun bir süredir de USB 2.0 kullanmaktayız ama yetmediği için bu teknolojiyi de geliştirme ihtiyacı duyuldu. Aynı şekilde FireWire da bir kardeşe sahip oldu ve kendinden tam olarak 2 kat daha hızlı idi. FireWire 800 IEEE kod sayfalarında yerini 1394b olarak gördü. Son zamanlarda da FireWire 1600 üzerinde çalışmalar devam etmekteydi. Büyük bir ihtimalle de çıkarsa IEEE 1394c olur bu yeni gelecek olan teknolojinin, tabii ki gelecekse…

Sorunsalın temeli aslında bu noktada karşımıza çıktı. USB ve FireWire ikinci nesil kardeşlerini karşımıza çıkardı ama hiçbiri 1 GBps hızını aşamadı. Pratiği geçelim teoride bile geçemedi. USB 3.0 pratikte 4.08 GBps ile saniyede 600 MB kopyalamayı vaat ediyor ama bunun erişilmesi zaten zordu (imkansız değil) ve maalesef bir eksik yönü vardı; halen bakır kablolara bağlıydı USB 3.0. Intel ve Apple bu noktada zaten koca ayak gibi uzak durulan ışık teknolojisine baktılar ve işte ortaya Thunder Bolt çıktı. Thunder Bolt vasıtasıyla başlangıçta 10 GBps ile saniyede 1.25 GB veri aktarabileceksiniz ve aynı alt yapı ile devam edilebilerek 2020 yılına kadar 100 GBps sınırlarına gelinebilecek. Çok daha önemli bir gelişme daha mevcut. Thunder Bolt destekli fiber kablolar 100 metreye kadar uzayabilecek ama bu uzunluk bağlantı tipine göre değişkenlik gösterebilecek. Bu şu ana kadar ulaşılmış en iyi veri taşımacılığı kablo uzunluklarından biridir.

Şimdi bu noktada siz kendinizi Apple’ın yerine koyun. USB 3.0 gibi standardı çok çabuk eskiyebilecek ve azami sınırı en fazla 5 GBps sınırlarına dayanabilecek bir teknolojiyi mi kullanmak istersiniz yoksa çok daha uzun süreli bir bağlantı portunu mu? E tabiiki de Thunder Bolt’u.

Thunder Bolt’un modifiye edilmiş bir Mac Pro üzerinde tanıtıldığı 2009 Intel geliştirici Forum’unda Thunder Bolt’un çıkış zamanının 2010 sonu olacağı belirtilmişti. Apple da ilk adımını 2011 içerisinde yeni MacBook Pro larını tanıtarak başladı.Çevre birim üreticileri de gerekli anlaşmaları yapmaya başlamış bile. Bütün bu işler 2011’in sonuna kadar tamamlanacak ve biz 2011 sonuna doğru başta Sony, Lacie, Matrox ve bunlar gibi birçok üretici örnek olarak verilebilir.

Tamam, diyelim ki Intel ve Apple başarılı bir şekilde bunu çıkarmayı başardı.  Eee, sonra? Ne olacak bunu ben nerede kullanacağım? Thunder Bolt’in saniyede 1.25 GB veri kopyalayabilecek bir optik arabağ teknolojisi olduğunu unutmayın. Bu güne kadar gelmiş geçmiş bütün bağlantı yollarına bir alternatif olacak. Paralel kapıyı düşünün, seri kapıyı, SCSI, USB, FireWire, HDMI veya DisplayPort dahil birçok veri yoluna alternatif olabilecek. Hatta eSATA yerine bile geçebilir.

Thunder Bolt’in bu kadar fazla kapı yerine kullanılabilmesinin temelinde üretimindeki teoride önem arz etmektedir. Bu teori çoklu protokolleri aynı anda işleyebilme becerisine işaret etmektedir. Çoklu protokoller arasında Display Port ve PCI express de mevcut. Bu sayede Thunder Bolt’un 7 cihaza kadar desteklenen daisy chain (zincirleme) bağlantısı sayesinde bunlardan 2 si yüksek çözünürlüklü ekran olmak şartıyla 5 cihaz daha sisteminize bağlayabileceksiniz. (Toplamda 7 cihaz olabilir) Yani hem ekranınızı çalıştırıp, aynı zamanda yedek diskinize veri kopyalayabilir ve hatta iPod’unuzu bile şarkılarla doldurabilirsiniz. Burada dikkati çekmemiz gereken bir nokta ise bu zincirleme sisteme Thunder Bold destekli olmayan portların da adaptörlerinin takılabileceğidir. Yani siz eSata adaptörünüzü ThunderBolt kablonuzun ucuna bağlayarak kullanmaya devam edebileceksiniz. Bir diğer özelliği de Thunder Bolt’in daha ince kablolarla işlemler yapabilmesidir.

Şimdi kalkıp bize şunu da diyebilirsiniz. Thunder Bolt de FireWire gibi özellikle Apple’ın kendi cihazlarında kullanacağı bir veri yolu mu olacak? Buna şimdiden kesin bir cevap vermek çok da kolay değil ama Sony gibi bilgisayar üreticilerinin liderleri tarafından söylenen şeyler Thunder Bolt’in sadece Apple dünyasında değil tüm PC dünyasında da merakla beklendiğini göstermekte. Sony VAIO Business Group Genel Müdürü Ryosuke Akahane’nin şu sözleri bu düşüncemizi desteklemektedir.

Sony, Intel’in geliştirdiği Thunder Bolt teknolojisinin potansiyeli hakkında heyecanlı bir bekleyiş içerisindedir ve Thunder Bolt yüksek hızlı cihaz bağlantısında yeni bir dönem açacaktır.

Peki bu anlattıklarımız olmaz da Intel’in bu atom bombası elimizde patlarsa ne olur? Hmm en fazla Thunder Bolt bazlı Mac’lerimiz olur. Bu teknoloji sayesinde rahatlayacak olan donanımlar belki daha hafif ve daha uzun ömürlü olacaktır. En kötüsü bu olur. Durumun bu olduğunu düşünerek şu soruma cevap verin o zaman: Kaçımız FireWire kullandık diye pişman olduk ki?

Thunder Bolt hakkında dikkatinizi çekebilecek bazı gerçekler:

  1. Light Peak teknolojisini 10Gbps hızında kullanırsanız, bir BluRay filmini kopyalamanız tam 30 saniyenizi alacak.
  2. Amerika Birleşik Devletleri Kütüphanesi dijitalleştirilmiş olsa, 20 TB üzerinde bir veri elde edilebileceği düşünülmekte. Tüm kütüphaneyi kopyalamanız 10Gbps ise 35 dakikanızı alacaktır.
  3. 64 GB lık bir MP3 çalarınızı doldurmak bir dakikadan az bir süre alacaktır.
  4. Light Peak için kullanılan fiberlerin çapı 125 mikrondur, yani insan saçı gibi kalınlığa sahiptir.
  5. 10Gbps hız ile saniyede 10 milyon tweet yapabilirsiniz (Intel in dediğine göre)
  6. Thunder Bolt ile kullanılan lazerler 250 mikron genişliğinde imiş…

 

Written by 

ElmaSuyu.Net Yöneticisi - Site faaliyetlerinin yanında bilgisayar dünyası ile yakından ilgili. Mac ve iOS özellikle ilgilendi konulardır. Üniversite Program Koordinatörü - Bir devlet üniversitesinin İngilizce Hazırlık Programı Koordinatörü ve Akademik Direktörlüğünü yürütmekte. @jamwinner