Retina Ekran Soyulma Sorunu Yaşayanlar Dikkat

Binlerce lira döküp göz bebeği MacBook Pro larımızda zamanla karşımıza çıkan ve birçoğumuzun fark etmediği bir sorunumuz var. Retina Ekran Soyuma Sorunu bahsedeceğimiz konu ve bu yazıda konuyu anlatıp neler yapabileceğinizi anlatacağız.

Soyulma sorunu retina ekranların yapımı esnasında eklenilmiş olan yansıma önleyici bir katmanın (anti-reflection coating) zamanla aşınması ve soyulması nedeniyle karşımıza çıkıyor.

Bu soyulmanın henüz tam olarak neden kaynaklanmış olduğu kesin değil ama genel olarak bakıldığında kimyasalların neden olduğu Apple tarafından belirtilmekte. Lakin, başıma gelen bir durum olması sebebiyle Apple yetkilileriyle konuştum ve bana ekran temizleyicileri yerine çok hafif nemli (sadece su başka bir kimyasal değil) bir bezle temizleyip sonra temiz bir bezle kurulamam söylendi. Bunu da yapmama rağmen soyulma bir kere daha başıma geldi.

Peki bu Retina Ekran Soyulma Sorunu na maruz kalırsanız ne yapmanız gerekecek?

Hemen en yakın zamanda Resmi Apple Mağazalarına (Zorlu veya Akasya) veya Yetkili Apple Servislerine gitmeniz gerekmektedir. Resmi Apple Mağazalarına gitmeden randevu almanız gerektiğini unutmayın.

Randevunuzu alıp resmi mağazalara veya randevu almadan yetkili Apple Servislerine gittiğinizde, durumu izah edip ekranınızın değişimini talep etmelisiniz (bunun için kibarca iletmeyi unutmayın, Türkiye’de resmiyetteki haklarınızı edinmek için kişilerin inisiyatifine kalan süreçlerin olduğunu unutmayın, bu yüzden).

Bu süreç hakkında eminim bütün Apple mağaza çalışanlarının ve yetkili servis çalışanlarının bilgisi vardır. Apple henüz bu konuda resmi bir değişim programı ilan etmedi ama yayınladığı bir belge ile (SN2898) teknik çalışanları bu konuda bilgilendirdi.

Retina Ekran Soyulma Sorunu için Apple ın yayınladığı bildiri
Retina Ekran Soyulma Sorunu için Apple ın yayınladığı bildiri

Şu ana kadar bizimle iletişime geçen kullanıcıların çoğu 2013 ve 2014 yılı süresince Retina Ekranlı MacBook Pro satın alanlar oldu. Sonraki sürede satın alım yapanların bu konuda bir şikayeti olmadı veya henüz farkında değiller. Geçtiğimiz sene piyasaya çıkan Retina ekranlı ince MacBook ların bu sorunu yaşadığını henüz görmedik. Apple belli bir süre sonra buna çare bulmuş olabilir. Lakin şunu utumayın, görsellerdeki gibi garip bir parlamaya maruz kalıyorsanız, bu sorunu tek yaşayanın sadece kendiniz olmadığını bilin, tek değilsiniz.

Eğer böyle bir sorununuz varsa, en yakın zamanda bir Apple mağazasından randevu alın veya yetkili bir Apple Servisine gidin. Çünkü Apple’ın yayınladığı bilgilendirmeye göre bu durumun belli bir süresi var:

Ya

16 Ekim 2015 tarihine kadar

ya da
Satın Alım tarihinden (yani aslında fatura tarihi) itibaren 3 yıl boyunca

Bu hizmetten yararlanabiliyorsunuz.

Retina Ekran Soyulma Sorunu konusunda Facebook üzerinde bir grup da kuruldu ve insanlar dünya üzerinde her yerde yaşadıkları retina ekran soyulma deneyimlerini ve değişim deneyimlerini paylaşıyorlar.

Yaşadığınız herhangi bir sorun olursa, lütfen deneyimlerinizi bizimle de paylaşın; belki bakarsınız Apple’ı resmi bir değişim programı yapmaya zorlayabiliriz.

iPhone 7 ‘de Ses Çıkışı Kaldırılıyor mu?

iPhone 6S serisi çıktığından beri ortalığı kasıp kavuran bir söylenti var internette. Apple’ ın yeni iPhone larda bulunan (yani iPhone 7 ’lerde) 3.5 mm’lik ses bağlantı noktasının kaldıracağı yönündeki söylentiler müzik severleri ikiye böldü. Çünkü, kendi standartlarını dünyaya dayatma konusunda en bilinen firmalardan biri olan Apple ’ın dünya standardından vazgeçmesi demek müzik severlerin ödediği yüzlerce liranın sokağa atılması anlamına gelecektir. Bunun üzerine, Apple ’ın kendi kulaklığı dışında kulaklık satın alıp müzik dinleyen kullanıcıların bazılarından Apple ’ın böyle bir hamle yapması durumunda, Android platformundaki diğer telefon üreticilerine yönelecekleri gibi yorumlar bile duyduk. Lakin, isterseniz bu durumun neden aslında çok da korkulacak bir durum olmadığını yavaş yavaş inceleyelim.
The-Ports-on-Your-17-Inch-Pro-What-They-Are-and-What-They-Do-2Öncelikle bu geçiş öyle çok da şaşılması gereken bir durum değil. Apple ’ın farklı ürün gamından yola çıkarak bu gelişmenin nasıl yavaşça geldiğini size anlatalım. Çok eskiye gidip size PowerPC G4 işlemcili PowerBook ’lardan bahsetmeyeceğim. Intel’e geçiş sonrasında 2009 yılının ortalarına kadar üretilen MacBook ve MacBook Pro ’larda ses girişi (in) ve çıkışı (out) ayrı ayrı bulunuyordu. 2009 yılı ortasından itibaren üretilen Mac’lerde ise ses kapısı teke düşürüldü ve tek port çıkışı destekler hale geldi. Ses girişi için Mac ‘ini üzerindeki mikrofon dışında harici cihazlar kullanmanız gerekiyor ki genelde bunlar USB ses kartları veya profesyonel ses giriş aygıtları oluyor. Şu an Mac Mini haricinde neredeyse tüm Mac ‘lerde ses kapıları tektir (Mac Pro dışında onda ayrıca eklenmiş olan bir dijital destekli ses çıkışı daha var ama yine de bu ses girişi olarak kullanılmıyor). Portlarda azalma yoluna giderek kullanıcıları daha iyi teknolojilere yöneltmek Apple’ın ruhunda var. Eskiden Paralel Port yerine SCSI, daha sonra iMac ‘lere geçince USB, derken FireWire, ve en son da Thunderbolt kapılarının kullanımı bunlara en iyi örnek. Kulaklık çıkışı da (ya da ses giriş ve çıkış kapısı da) bu kült davranıştan nasibini almış olabilir.

 

icon-bluetoothKulaklık çıkışının kullanılmadığı, kullanılamadığı veya kullanılmak istenmediği zamanlarda da kullanıcıları çoğunlukla son 10 yıldır hayatımızda büyük bir yere sahip olan Bluetooth teknolojisine başvuruluyor. Bluetooth destekli kulaklıklar o kadar arttı ki artık neredeyse her firmanın bir Bluetooth destekli kulaklığı mevcut ve artık sadece en pahalı ürünleri üreten firmaların tekelinde de değil. Her ne kadar kulaklık çıkışına bir kablo bağlamak kadar kolay olmasa da, Bluetooth kulaklıkların kullanımı da öyle pek zor değil. Ses ayarlarında yapılacak olan bir iki ayar ile rahatlıkla kullanabiliyorsunuz; hem de bir sürücüye ihtiyacınız olmadan. Ayrıca, gün geçtikçe iyileşen pil ömrü ve kablosuz olarak aktarılan ses kalitesi Bluetooth destekli kulaklıkların kullanımını ilerde bize zorunlu kılabilecek gibi görünmekte. 2012 yılında yapılmış olan bir araştırmaya göre 2012 yılında Bluetooth destekli cihazların sayısı 3,5 milyarken, bu rakamın 2018 yılında 10 milyara çıkması bekleniyor. Böyle bir değişimde Apple neden geride kalsın ki?

Apple ‘ın ses çıkışını kaldırmasının önemli bir nedeni daha olabilir. Bu da geliştirilen yeni telefondaki fiziksel sınırlamalar. Hepiniz bana şimdi eeh olur mu mini minnacık bir devre ne kadar yer tutar ki falan demeyin. Örnek veriyorum o mini minnacık parça size eğer 1 saat daha şarj sağlasaydı emin olun böyle bir şey demeye kalkmazdınız. Apple bu yonga yerine başka bir parçayı ekleyebilir ve bu farklı bir özelliği bizlere sağlayabilir. Yeni bir özellik sağlanmasa bile, var olan özelliklerin geliştirilmesi için de bu durum kullanılabilir. iPhone 7 büyük bir ihtimalle küçülmeyecek ama içindeki parçalar için farklı durumlar söz konusu olacaktır.

Peki diyelim Apple bu çıkışı yok etti ve bizi farklı bir müzik dinleme şekline zorladı. Bunlar ne olabilir diye düşündüğümüzde daha önceki açıklamalar doğrultusunda iki farklı cevap çıkacaktır. Bunlardan birincisi Apple ’ın Bluetooth destekli bir kulaklık yapması; diğer ise çevirici yardımıyla hayatımıza kaldığımız yerden devam etmek.

Diyelim ki Apple bir Bluetooth kulaklık yaptı … Ben buna pek ihtimal vermiyorum çünkü iPhone kutusuna sığacak olan şarjlı bir kulaklık henüz ses kalitesi açısından pek randıman vermeyecektir. Ayrıca, şarj konusu henüz müzik severleri tatmin edecek kadar da gelişmiş durumda değil. Şarj ancak ve ancak Apple Watch daki gibi temas yoluyla şarj edilebilmesi yoluyla sağlanırsa güzel bir gelişme sağlanmış olabilir ama bu durum yine yeterli değil. Apple ‘ın Apple TV ve Magic Mouse 2 de kullandığı şekilde yeni kulaklıkları da Lightning kablo ile şarj ettirebilme ihtimali de var. Aman Allah’ım kablolar arasında boğulacağız. Şarj süresini arttırmak için de kulaklıkları büyütmez Apple, dolayısıyla Apple ‘ın iPhone için yeni bir Bluetooth kulaklık geliştirmesi çok da normal görünmemektedir. Tabi bir de Apple ‘ın geçtiğimiz senlerde satın almış olduğu Beats var. Beats kulaklıklarının satışlarını da düşürmek istemez Apple.

Bu durumda, çevirici ile klasik kulaklıkları (ya da ses çıkışını) kullandırtmak Apple’ın yapacağı en mantıklı davranış olacaktır. Bu olayı sadece teknik bir değişim olarak görmeyin. Bu değişimin bir de insan davranış geçmişinde de kültürel olarak bir yeri olacaktır. Unutmamak gerekir ki 80 ve 90 larda Sony Walkman lere bağlı süngerli kulaklıklarla şarkı dinlemek ne ise, 2000 lerden sonra da iPod ‘un etkisi ile beyaz kulak içi kulaklıklardan müzik dinlemek te odur. O beyaz kulaklıkların etkilemediği kaç kişi var acaba aramızda? Hele hele Samsung ‘u? Bu dinleme kültürü Apple tarafından geliştirilecek olan “iyi” bir kulaklık gelene kadar bir şekilde devam etmeli. Belki o zaman tamamen kablosuz hale gelebilir.

Çevirici kullanıldığını var sayalım… Bu da Samsung için kötü bir reklam malzemesi olacak ne yazık ki. Çeviricinin telefon kutusunun içinden çıkmaması kullanıcıları kesinlikle hüsrana uğratır. Çıkmaması durumunda en az 100 TL karşılığında solucan kadar bir kabloyu elimize tutuşturmazsa, Apple halimiz iyi bence. Benzer bir davranışı Sony Walkman telefonlarında yapmıştı. Sony’nin kendi çıkışından gelen bir kablo ile standart kulaklıkların kullanılabilmesi mümkün oluyordu. Bu çeviricinin gireceği Lightning kapısı hem veri hem şarj hem de müzik taşıyor olacak böylelikle. Ama kullanıcı şarj ederken müzik dinleyebilecek mi? İşte Apple’ın bu yeni telefonda kullanıcılara atabileceği en büyük kazık. Hem şarj hem de ses aynı anda olursa nasıl görünür onu bilemem ama şimdiden tahmin edebiliyorum şu soru kesinlikle gelecek: “Şarj ederken telefondan müzik dinlersem çarpılır mıyım?” Ayrıca, Apple ‘ın Lightning kapısı yerine USB-C standardı kullanması ve çeviriciyi buna göre uydurması ihtimalini de akıldan çıkamamak lazım.

iPhone 7 ile Apple bizlere ne sunacak şu an için net konuşamıyoruz ama bu dönüşümün ilerde daha ciddi adımları olacağını unutmamak ve değişime yavaş yavaş ayak uydurmak lazım. Ne de olsa Apple ‘ın attığı her adımı takip eden bir Android üretici ve kullanıcı kitlesi var.

USB-C Kapısı Olan Mac’iniz mi Var?

usb_type_c_connectorBugün en son hali USB-C ile karşımızda olan USB (Universal Serial Bus) yani Evrensel Seri Kapısı standardı 1996 yılında ilk tanıtıldığında, bu protokolün bugün hayatımızda bu kadar yer edeceği düşünülmemişti belkide. Tam 17 yıl önce 15 Ağustos 1998 yılında iMac’lerin sadece USB kapısıyla gelmeye başlaması aslında bu büyük değişimin en önemli habercilerinden biriydi. Çünkü o tarihten bu yana USB çevre birimlerinin sayısı gün geçtikçe artmaya başladı. Bu süre zarfında bilgisayarlarımızda olmayan özelliklerin çoğunu USB portlarınızla birlikte kullanabildik. Bu özellikler arasında ses kartları, MIDI arayüzleri, modemler, ethernet adaptörleri, Wi-Fi ve Bluetooth gibi kablosuz haberleşmeyi sağlayan iletişim adaptörleri, kamera ve tarayıcı gibi görüntü yakalama cihazları, kart okuyucular, parmak izi okuyucuları gibi güvenlik cihazları, taşınabilir veya sabit olarak kullanılabilen düşük ve yüksek kapasiteli veri saklama birimleri, yazıcılar ve hatta vücut aktivitelerinizi takip etmeye yarayan sağlık ekipmanları yer almaktadır. Tabi bu özelliklerin bilgisayarlarda dahili olma ve olmama durumu dönemlere göre değişkenlik göstermektedir.

Bilgisayarınızda eksik olan veya bilgisayar içine yerleştirilemeyecek cihaz ve teknolojilerin USB vasıtasıyla kullanılabiliyor olması bir açıdan çok güzel ama zaman içerisinde çoğumuzun da deneyimlediği gibi bu cihazların sayısı arttıkça bazı sorunlar ile karşılaşmaya başlamamız da madalyonun diğer yüzü olarak karşımıza çıkmakta. Bu konudaki öncelikli sorun son 10 yılda taşınabilir bilgisayarlar kullanımının artması ile alakalı. Taşınabilir bilgisayarlar gün geçtikçe incelmekte ve hafiflemekte ama bu durumun bizi kısıtladığı yönlerinin olduğunu da unutmamamız gerekir. İncelmekte olan bu bilgisayarlar gün geçtikçe daha az kapı barındırmakta; ve tabiki USB kapıları da bundan nasibini almakta. Özellikle yeni nesin MacBook gibi ultra ince bilgisayarlarda sadece tek bir kapı mevcut. E etrafta bu kadar fazla cihaz varken tek port da neyin nesi? Hem de standart USB kapısıyla alakası olmayan yeni bir USB standardı ile?

Unknown

Yazılım dünyası bu sorunlara el atmakta çok da gecikmedi. İngiltere merkezli bir yazılım firması olan Eltima başta az USB kapısı barındırma olmak üzere USB eksikliği sorunsalını çözmek üzere USB Network Gate adında bir uygulama hazırladı. USB Network Gate USB cihazlarının fiziksel olarak yanınızda bulunma zorunluluğunu ortadan kaldırmaktadır. Başka bir bilgisayar üzerinde var olan USB cihazlarınıza ağ üzerinden veya internet üzerinden sanki kendi bilgisayarınıza bağlıymış gibi kulllanmanıza olanak sağlayan bu yazılım hem Mac hem de Windows uyumlu. Yani siz PC’nize bağlı bir USB cihazını Mac’inizde de kullanabiliyorsunuz.

UnknownYapmanız gereken şey sürekli olarak kullanmanız gereken USB cihazını bir sunucu bilgisayarına bağlayıp yazılımını yüklemek. Satın aldığınız lisans biri Sunucu (Server) biri de İstemci (Client) olmak üzere iki bilgisayarda kullanmanıza olanak sağlamaktadır. Uygulamanın kurulumu kolay. Şu an için Türkçe sürümü yok bu yazılımın ama bu programları kullanmak için de ileri derecede bir İngilizce bilgisine ihtiyacınız yok. Grafik arayüzü de zaten fazlasıyla kolay. Sonrasında usb sıkıntısı yaşadığınızı diğer bilgisayara da yazılımı yüklemeniz gerekmekte. Program hem sunucu hem de client özelliklerini barındırmakta. Ağ üzerindeyken sunucuya bağlanmış olan USB cihazını otomatik olarak görebiliyorsunuz. Sonrasında ise makinanıza bağlamanız gerekmektedir. Bunun için de listede gördüğünüz cihazın hizasında bulunan Connect tuşuna basmanız yeterli olacaktır. Cihazı kullanmak için kullanmak istediğiniz uygulamanın sürücüsünü de yüklemeniz gerektiğini unutmayın.

 

mac

İnternet üzerinden veya ağ üzerinden ne kadar hızlı olabilir ki demeyin. Hiç olmamasından daha iyidir, değil mi? 🙂 Bu sistem USB portu gerektiren birçok cihazı desteklemekte; hatta bazı yazılımların çalışması için gerekli oan USB Dongle’lar için bile kullanılabiliyor. Denemelerimizi genelde aynı ağ üzerinden USB HD e veri saklama ve USB HD’ten veri alma gibi süreçler üzerinde yaptık. Lakin, Elitma yazılımın yaptığı açıklamalara göre yazılımın 3D yazıcı, kamera, kart okuyucu, tv alıcıları, web kameraları, el kameraları, parmak izi okuyucuları, kimlik okuyucular, etkileşimli tahtalar, modemler, minik bellekler, taşınabilir termometre, çok fonksiyonlu yazıcılar, kesiciler, yazıcılar, tarayıcılar, barkod okuyucular, spektrofotometre, programlama kartları, usb monitörler, usb kumandalar, sayısal müzik karıştırıcıları, akıllı telefonar, oyun kumandaları, grafik tabletleri, ev kontrol sistemleri, midi denetleyicileri, usb donglelar, dvd sürücüler, android cihazlar, VOIP telefonlar, sabit diskler, Elgato Turbo.264HD Donanım Hızlandırıcı, Kredi kartı okuyucuları, ağ arayüzleri, ve yazılım tanımlı alıcılar gibi ekipmanlar yer almakta.

Bu yazımızda USB port sıkıntısı, USB-C standardına geriye dönük destek ve bozuk USB portlu bilgisayarlara nasıl erişebileceğiniz konusunda yardımcı olmaya çalıştık. Elmasuyu üyeleri için bir de %30’luk indirim söz konusu. Bu indirimden yararlanmak için UNG-AG-30 kodunu satın alma bölümüne eklemeniz yeterli olacaktır. Direkt olarak siteye ulaşmak için de gitmeniz gereken adreş şu şekildedir:

http://www.eltima.com/products/usb-over-network-mac/

Biraz Daha Yaratıcı Olunamaz mıydı?

Bugünkü konumuz Apple reklamlarının kopyaları üzerine. Geçtiğimiz günlerde bir vakıf üniversitesinin reklamları televizyon kanallarında oynamaya başladı. Reklamları ilk gördüğüm anda bu reklamın bana bir yerden tanıdık geldiğini biliyordum. Ama nereden?

Sonra birden aklıma Apple’ın 2013 geliştirici konferansı (WWDC’13) için hazırlamış olduğu video aklıma geldi. Videoyu tekrar izledim ve neredeyse bu reklamın aynısını değiştirerek birşeyler yapmaya çalışmış oldukları kanısına vardım. Sizde reklamları izlediğinizde bu benzerliği göreceksiniz.

 

Apple’ın 2013 yılındaki WWDC için hazırlamış olduğu giriş videosu: (Türkçe alt yazı yok)

https://www.youtube.com/watch?v=5kFc5-D4PUs

Aydın Ünversitesi’nin 2015 yılı için reklamı

https://www.youtube.com/watch?v=q9myPCUmzCg

 

Bu tür reklam benzerlikleri daha önceden de piyasada görüldü ve bu taklit reklamlar bu markaları bir yerlere getirmedi. Minton markasının 2007 (yıl hususunda şaşırmış olabilirim) yılında yapmış olduğu reklam dönemin iPod reklamlarından bir örnek içermekteydi.

 

iPod Silüet reklamları serisi:

https://www.youtube.com/watch?v=hQw3mVWXncg

 

Minton reklamı:

https://www.youtube.com/watch?v=uexhkCtHtr8

 

Hayır yani,  bir Apple blogu değilsiniz, Apple ürünü satan bir firma değilsiniz, fark yaratmak yerine neden böyle bir kopyaya başvurur ki insan? Şimdi sizlere soruyorum, bunu hazırlayan reklam ajansları veya kreatif birimler daha yaratıcı olamaz mıydı?

OS X 10.10 Yosemite’nin Bizlere Getirecekleri – II

OS X Yosemite bir önceki yazımda bahsettiğim özelliklerden hariç daha birçok özellik ile karşımızda. Bu yazıda bulut teknolojilerine daha fazla entegrasyon sağlayan özelliklerinden bahsedeceğiz.

iCloud Drive

Unknown-1Bildiğiniz gibi geçtiğimiz yıllarda tüm Apple ürünleri kullanıcılarının hizmetine sunulan bir iCloud servisi var ve bu servis gün geçtikçe daha fazla entegrasyon sağlıyor bizlere.

Yosemite ile karşımıza çıkan ilk bulut özelliği iCloud Drive. iCloud Drive artık iCloud hesabınızı diğer sanal sürücüler (Dropbox, Google Drive, vs.)gibi kullanmanıza olanak sağlayan bir alt yapıdır ve Yosemite ile bu sürücünüzü artık istediğiniz gibi kullanmanız sağlanmıştır. iCloud Drive üzerinde bulut uyumlu olmayan programların da çalışması sağlanmıştır. iCloud Drive ile artık dosyalarınız bilgisayarınızda, telefonunuzda ve tabletinizde her daim sizinle ve güncel halde olacak.

apps_finder_icloud_2x

Mail

apps_mail_icon_2xMail de Yosemite güncellemesinden nasibini almış durumda. Mail’deki en önemli ve göze çarpan güncelleme 5GB a kadar olan dosyaların eski usul mail gönderim metotlarıyla değil de bulut teknolojileri vasıtasıyla karşı tarafa ulaştırılması özelliğidir. Böylelikle dosyanız geri dönse bile büyük bir yük teşkil etmeyecektir sisteminiz için. Mail’deki diğer bir özellik ise Mail içine atılmış resim dosyaları üzerinde işaretleme yapabilme özelliğidir. Bu özellikteki otomatik algılama sistemi ile kabataslak çizdiğiniz eğriler bile mükemmel çizgiler haline dönüşür. PDF dosyalarındaki imzalama yöntemleri için biçilmiş kaftan.

apps_mail_shapes_2x

Safari

apps_safari_icon_2xSafari en çok değişikliğe uğramış başka bir Yosemite uygulaması. Safari sistemdeki genel görsel değişimden nasibini almış ve önemli kontrol butonları pencere çubuğuna yerleştirilmiş. Böylelikle içerik için daha fazla yere sahip olursunuz. Adres alanı aynı zamanda sizin favori bağlantılarınızın göründüğü yer haline dönüşmüş. Paylaşım özellikleri daha kolay ulaşılır durumda ve iletişimde olduğunuz son kişiler bu listede anında görünür hale geliyor. Böylelikle kişileri aramak zorunda kalmıyorsunuz. Sekmeler ve özellikle de Kuş Bakışı görünümü görsel olarak çalışma akışınızı hızlandıracak özelliklerden olacaktır. Son olarak da Gizli Gezinme özelliğini artık faklı bir pencere içinde yapabileceksiniz. WebGL, SPDY, Indexed DB, JSc ve HTML 5 Premium video özellikleri Safari’nin diğer önemli özellikleri arasında yer almakta. En son bahsettiğimiz HTML 5 Premium video internette film hizmeti veren Netflix gibi şirketlerin yüzünü güldürecek (her ne kadar Türkiye’de olmasa da). Bilgisayarı daha az yorarak pil kullanımını ciddi derecede düşürmekte.

 

apps_more_ways_mbp_2x

 

 

MacWorld 2014’ten – Petcube

Gün geçmesin ki yeni bir iPhone odaklı donanım görmeyelim. Petcube bu yıl 27-29 Mart tarihleri arasında düzenlenen Macworld/iWorld 2014 etkinliğinin göz çarpanlarından biri haline geldi. Peki Petcube’u farklı kılan ne oldu? Hep birlikte inceleyelim.

Petcube birkaç kafadarın evcil hayvanları için birşey yapmak istemesiyle başlamış. Çünkü evde yokken evcil hayvanları komşuları rahatsız edecek derecede garip davranışlar sergileyebiliyormuş. Hep birlikte petcube’u geliştirmeye başlamışlar.

Petcube minik bir kedi boyutunda Macbook Pro’ları anımsatan bir tasarıma sahip bir ev hayvanı kontrol cihazıdır. İçerisinde HD kamera ve lazer yer almakta ve bu cihazlar da evinizdeki kablosuz internet ağına bağlıdır. iOS uyumlu program sayesinde de siz nerede olursanız olun bu dahili öğeleri kullanabiliyorsunuz. Yani siz evde yokken artık evcil hayvanınızı açık televizyon ile meşgul etmek zorunda kalmayacaksınız. Lazer ile onlarla oynayabilir, oynarken video kaydı yapabilir ve çektiğiniz videoları internet üzerinden paylaşabilirsiniz.

Kedi severler buna kesinlikle bayılacaktır. Henüz ürün satışta değil ama Mayıs 2014’te satışa çıkacak. 199 dolara şimdiden ön sipariş verebileceksiniz.  Ön sipariş vermek veya ürün hakkında daha fazla bilgi almak için ürün websitesini ziyaret edebilirsiniz.

http://www.youtube.com/watch?v=RlFVx-grsqY

Apple’ın İnternet Mağazası Açıldı

10 Mayıs 2010 tarihindeki yazımızda Apple Türkiye’nin adım adım yapacaklarından bahsetmiştik.Ilımlı geçiş sürecinden sonra yerelleştirmelerin ve devlet ile görüşmelerin tamamlanacağından bahsetmiştik. Ardından da Mağazaların açılışına gelecekti sıra ve yıllarca beklediğimiz gelişme bu konuda nihayet sonuçlandı. Artık Apple aracı kurumların dışında direkt olarak da muhattabımız olabilecek. 1 Kasım 2013 itibarıyla http://store.apple.com/tr adresinden alışveriş yapılabilecek olan Apple Online Store, Amerika’daki kardeşi ile neredeyse aynı özelliklere sahip.

Avrupa Kriterlerine göre ürün hesaplamalarının KDV dahil olarak gösterilmesi mağazanın kullanışlılığını dahada arttırmış gibi görünüyor. Ödeme konusunda ise belli başlı ve sıkça kullanılan bankalar ile gerekli anlaşmalar yapılmış ve 12 aya kadar taksit imkanı sunmakta.
İnternet Mağazasının en önemli özelliklerinden biri de Eğitim camiası için özel bir fiyatlandırma da sunabilmesidir. KDV dahil 235 TL üzeri yapmış olduğunuz alışverişlerde kargo ücretsiz olacaktır.

Refurbished yani elden geçmiş ve sıfırlanmış makineler şu an için mağazada görünmemekte ama ilerde bekletimiz bu ürünlerin de burada sunulmasıdır.
Ne diyelim? Hepimize hayırlı olsun…

Mavericks Benim Bilgisayarımda Çalışır mı?

Apple bir ilke imza atarak yeni işletim sistemini ücretsiz olarak kullanıcılarına sundu. Mavericks her ne kadar bellek ve işlemci kullanımı konusunda eski kedi neslinden daha iyi bir durumda olsa da temel sistem gereksinimleri konusunda biraz seçici gibi görünmekte. Peki güncellemesini şuradan indirebileceğiniz (Türkiye App Store linkidir!!! Dikkat) Mavericks için hangi özelliklerdeki bilgisayara sahip olmanız gerekiyor?

Bunu nasıl kontrol edeceğinizi Mac OX Lion 10.7 işletim sistemine göre göstereceğim. Lakin, şunu hatırlatmakta fayda var. Mavericks’e güncelleme yapmak için illaki Lion 10.7 veya Mountain Lion 10.8 işletim sistemlerine gerek yok. Bu güncellemeyi aynı zamanda 10.6.7 Snow Leopard sürümünden de yapabilirsiniz. Diğerleri ile arasındaki tek fark Snow Leopard üzerinden güncelleme yapmak için 2 GB a kadar fazla alan gereksinimi olmasıdır. Bunun dışında herhangi bir fark söz konusu değil.

Güncellemeyi yapmak için (10.7 Lion için anlatım yapılamakta) öncelikle bilgisayarınızın uyumlu olup olmadığını kontrol etmeniz gerekiyor.

Güncellemeyi yapabileceğiniz bilgisayarlar şu şekildedir:
iMac – iMac 7,1 – 12,1 (2007 ortası ve sonrasındaki üretilen bütün modeller)
MacBook 5,1 – 7,1
MacBook Pro 3,1 – 8,3
MacBookAir 2,1 – 4,2 Mac Mini 3,1 – 5,3 Mac Pro 3,1 – 5,1 Xserve 3,1

Güncellemeyi yapamayacağınız bilgisayarlar ise şunlardır:
iMac 4,1 – 6,1 MacBook 1,1 – 4,1 MacBook Pro 1,1 – 2,1 MacBookAir 1,1
Mac Mini 1,1 – 2,1 Mac Pro 1,1 – 2,1 Xserve 1,1 – 2,1

Uyumluluk

Peki benim bilgisayarım bunlardan hangisi? diye soruyorsunuzdur.
Bunun öğrenebilmenin 3 yolu vardır.

Birincisi,
Sistem Bilgileri (System Information) adındaki sistem izlencesini çalıştırarak oradan bilgi almaktır. Bu izlenceyi açmak için şu adımlardan birini kullanabilirsiniz.

1. Direkt olarak Spotlight’a izlencenin adını yazabilirsiniz. Sisteminiz Türkçe ise Sistem Bilgileri, İngilizce ise System Information yazmanız yeterli olacaktır. Enter a basarak izlenceyi açabilirsiniz.
2. Bu izlenceye ulaşmanın bir diğer yolu ise Elma menüsüne tıklayarak Bu Mac Hakkında komutunu seçerek karşınıza gelecek olan bilgi penceresinde Daha fazla bilgi butonuna basmaktır. Bu buton otomatik olarak sizi izlenceye yönlendirecektir.
3. Uygulamalar Klasöründeki İzlenceler klasörüne gidin ve oradan Sistem Bilgileri veya İngilizcesiyle olduğu gibi System Information adındaki yazılıma bakın ve çift tıklayarak açın.
Programı açtıktan sonra karşınıza şu ekran gelecek…
Donanım sekmesindeki bu alanda bilgisayarınızın hangi seride olduğunu görebilirsiniz. Gördüğünüz üzere bu bilgisayar 3.1 sürümüne sahip bir MacBook ve dolayısıyla da bu bilgisayara Mavericks yüklenemez.

İkinci Yol,
Terminal’de şu komutu yazıp Enter a basarsanız karşınıza çıkacak olan komut ekranında yukarıdaki bilginin aynısını metin olarak göreceksiniz. Bunu yapmak için terminalde şu komutu yazıp enter a basmanız gerekecek. Yetkili kullanıcı olmanıza gerek yoktur bu komutu çalıştırmak için.
system_profiler SPHardwareDataType
Enter a bastığınızda karşınıza şu şekilde bir ekran gelecek:

Üçüncü Yol,
Zaten siz uzman Mac kullanıcısısınızdır ve hangi tarihte hangi modeli aldığınızı bilirsiniz. Eğer zaten bunları biliyorsanız bu yazıyı da okumaya gerek görmemişsinizdir.

Genel Gereksinimler
OS X v10.6.8 veya sonrası bir işletim sistemi…
2GB RAM ama siz bunu en az 4 yapın tavsiyemizdir… HD’inizde 8GB’lık boşluk…

Gelişmiş Özelliklerin Gereksinimleri

AirDrop

AirDrop özelliğini destekleyen bilgisayarlar şunlardır:

MacBook Pro (2008 son seriler veya daha yenileri) MacBook Air (2010 son seriler veya daha yenileri) MacBook (2008 son seriler veya daha yenileri) iMac (2009 ilk seriler veya daha yenileri)
Mac mini (2010 ortası seriler veya daha yenileri)
Mac Pro (AirPort Extreme kartına sahip 2009 ilk modelleri, veya 2010 ortası seriler veya daha yenileri)

Boot Camp
Varolan ve kullanmakta olduğunuz Windows XP Service Pack 2, Windows Vista, veya Windows 7 yüklü olan Boot Camp yüklemelerini desteklemektedir. Yeni Boot Camp yüklemesi için Windows 7 veya Windows 8 gerekmektedir ve bunlar ayrı satılır.

AirPlay Yansıtma
AirPlay Mavericks’in getirmiş olduğu en önemli kontrol özelliklerinden biridir. Mavericks’in tam olarak Apple TV’yi kullanabilmesi için şu bilgisayarlardan birinin ve ikinci nesil bir Apple TV nizin olması gerekmektedir:

iMac (2011 ortası veya daha yenisi)
Mac mini (2011 ortası veya daha yenisi) MacBook Air (2011 ortası veya daha yenisi) MacBook Pro (2011 ilk modeli veya daha yenisi) Mac Pro (2013 son seriler)

Power Nap
Bilgisayarınızın uyurken bile iş yapmasını sağlayan bu teknolojinin çalışması için gereken alt yapı şu modeller ve daha yenilerinde mevcuttur ve sadece bunlarla kullanılabilir:
MacBook Air (2010 son modeller veya daha yenileri) Retina Ekranlı MacBook Pro
iMac (2012 son seri veya daha yenisi)
Mac Pro (2013 son dönem)

22 Ekim Apple Medya Etkinliği

Geçtiğimiz haftalarda iPhone 5S ve 5C’yi tanıtan Apple, bu yılın son yeni ürünlerinin tanıtımı için 22 Eylül’de bir medya etkinliği düzenleyecek. Bu medya etkinliğinin davetiyeleri davetlilere ulaştırılmaya başlanmış bile. Beklentilerin arasında yeni iPad modellerinin ve bir süredir güncellenmeyi bekleyen MacBook Pro serisinin güncellenmiş modellerinin tanıtılması ve Apple’ın en son işletim sistemi olacak olan Mavericks 10.9′un piyasaya çıkış tarihinin belirtilmesi yer almakta. iPad Mini 2 ve iPad 5′in çıkması yüksek ihtimalde iken, diğer ürünlerin tanıtılması hususunda belirsizlikle devam etmekte.

Etkinlik 22 Ekim 2013 tarihinde San Francisco Yerba Buena Sanat Merkezi’nde Türkiye saatiyle saat akşam 20:00′ da yapılacak. Davetiye üzerinde “We still have a lot to cover” ibaresi yani “Daha anlatacağımız çok şey var” ibaresi yer almakta. Dolayısıyla, beklentilerin hepsinin karşılanmasını beklemekteyiz.