Retina Ekran Soyulma Sorunu Yaşayanlar Dikkat

Binlerce lira döküp göz bebeği MacBook Pro larımızda zamanla karşımıza çıkan ve birçoğumuzun fark etmediği bir sorunumuz var. Retina Ekran Soyuma Sorunu bahsedeceğimiz konu ve bu yazıda konuyu anlatıp neler yapabileceğinizi anlatacağız.

Soyulma sorunu retina ekranların yapımı esnasında eklenilmiş olan yansıma önleyici bir katmanın (anti-reflection coating) zamanla aşınması ve soyulması nedeniyle karşımıza çıkıyor.

Bu soyulmanın henüz tam olarak neden kaynaklanmış olduğu kesin değil ama genel olarak bakıldığında kimyasalların neden olduğu Apple tarafından belirtilmekte. Lakin, başıma gelen bir durum olması sebebiyle Apple yetkilileriyle konuştum ve bana ekran temizleyicileri yerine çok hafif nemli (sadece su başka bir kimyasal değil) bir bezle temizleyip sonra temiz bir bezle kurulamam söylendi. Bunu da yapmama rağmen soyulma bir kere daha başıma geldi.

Peki bu Retina Ekran Soyulma Sorunu na maruz kalırsanız ne yapmanız gerekecek?

Hemen en yakın zamanda Resmi Apple Mağazalarına (Zorlu veya Akasya) veya Yetkili Apple Servislerine gitmeniz gerekmektedir. Resmi Apple Mağazalarına gitmeden randevu almanız gerektiğini unutmayın.

Randevunuzu alıp resmi mağazalara veya randevu almadan yetkili Apple Servislerine gittiğinizde, durumu izah edip ekranınızın değişimini talep etmelisiniz (bunun için kibarca iletmeyi unutmayın, Türkiye’de resmiyetteki haklarınızı edinmek için kişilerin inisiyatifine kalan süreçlerin olduğunu unutmayın, bu yüzden).

Bu süreç hakkında eminim bütün Apple mağaza çalışanlarının ve yetkili servis çalışanlarının bilgisi vardır. Apple henüz bu konuda resmi bir değişim programı ilan etmedi ama yayınladığı bir belge ile (SN2898) teknik çalışanları bu konuda bilgilendirdi.

Retina Ekran Soyulma Sorunu için Apple ın yayınladığı bildiri
Retina Ekran Soyulma Sorunu için Apple ın yayınladığı bildiri

Şu ana kadar bizimle iletişime geçen kullanıcıların çoğu 2013 ve 2014 yılı süresince Retina Ekranlı MacBook Pro satın alanlar oldu. Sonraki sürede satın alım yapanların bu konuda bir şikayeti olmadı veya henüz farkında değiller. Geçtiğimiz sene piyasaya çıkan Retina ekranlı ince MacBook ların bu sorunu yaşadığını henüz görmedik. Apple belli bir süre sonra buna çare bulmuş olabilir. Lakin şunu utumayın, görsellerdeki gibi garip bir parlamaya maruz kalıyorsanız, bu sorunu tek yaşayanın sadece kendiniz olmadığını bilin, tek değilsiniz.

Eğer böyle bir sorununuz varsa, en yakın zamanda bir Apple mağazasından randevu alın veya yetkili bir Apple Servisine gidin. Çünkü Apple’ın yayınladığı bilgilendirmeye göre bu durumun belli bir süresi var:

Ya

16 Ekim 2015 tarihine kadar

ya da
Satın Alım tarihinden (yani aslında fatura tarihi) itibaren 3 yıl boyunca

Bu hizmetten yararlanabiliyorsunuz.

Retina Ekran Soyulma Sorunu konusunda Facebook üzerinde bir grup da kuruldu ve insanlar dünya üzerinde her yerde yaşadıkları retina ekran soyulma deneyimlerini ve değişim deneyimlerini paylaşıyorlar.

Yaşadığınız herhangi bir sorun olursa, lütfen deneyimlerinizi bizimle de paylaşın; belki bakarsınız Apple’ı resmi bir değişim programı yapmaya zorlayabiliriz.

USB-C Kapısı Olan Mac’iniz mi Var?

usb_type_c_connectorBugün en son hali USB-C ile karşımızda olan USB (Universal Serial Bus) yani Evrensel Seri Kapısı standardı 1996 yılında ilk tanıtıldığında, bu protokolün bugün hayatımızda bu kadar yer edeceği düşünülmemişti belkide. Tam 17 yıl önce 15 Ağustos 1998 yılında iMac’lerin sadece USB kapısıyla gelmeye başlaması aslında bu büyük değişimin en önemli habercilerinden biriydi. Çünkü o tarihten bu yana USB çevre birimlerinin sayısı gün geçtikçe artmaya başladı. Bu süre zarfında bilgisayarlarımızda olmayan özelliklerin çoğunu USB portlarınızla birlikte kullanabildik. Bu özellikler arasında ses kartları, MIDI arayüzleri, modemler, ethernet adaptörleri, Wi-Fi ve Bluetooth gibi kablosuz haberleşmeyi sağlayan iletişim adaptörleri, kamera ve tarayıcı gibi görüntü yakalama cihazları, kart okuyucular, parmak izi okuyucuları gibi güvenlik cihazları, taşınabilir veya sabit olarak kullanılabilen düşük ve yüksek kapasiteli veri saklama birimleri, yazıcılar ve hatta vücut aktivitelerinizi takip etmeye yarayan sağlık ekipmanları yer almaktadır. Tabi bu özelliklerin bilgisayarlarda dahili olma ve olmama durumu dönemlere göre değişkenlik göstermektedir.

Bilgisayarınızda eksik olan veya bilgisayar içine yerleştirilemeyecek cihaz ve teknolojilerin USB vasıtasıyla kullanılabiliyor olması bir açıdan çok güzel ama zaman içerisinde çoğumuzun da deneyimlediği gibi bu cihazların sayısı arttıkça bazı sorunlar ile karşılaşmaya başlamamız da madalyonun diğer yüzü olarak karşımıza çıkmakta. Bu konudaki öncelikli sorun son 10 yılda taşınabilir bilgisayarlar kullanımının artması ile alakalı. Taşınabilir bilgisayarlar gün geçtikçe incelmekte ve hafiflemekte ama bu durumun bizi kısıtladığı yönlerinin olduğunu da unutmamamız gerekir. İncelmekte olan bu bilgisayarlar gün geçtikçe daha az kapı barındırmakta; ve tabiki USB kapıları da bundan nasibini almakta. Özellikle yeni nesin MacBook gibi ultra ince bilgisayarlarda sadece tek bir kapı mevcut. E etrafta bu kadar fazla cihaz varken tek port da neyin nesi? Hem de standart USB kapısıyla alakası olmayan yeni bir USB standardı ile?

Unknown

Yazılım dünyası bu sorunlara el atmakta çok da gecikmedi. İngiltere merkezli bir yazılım firması olan Eltima başta az USB kapısı barındırma olmak üzere USB eksikliği sorunsalını çözmek üzere USB Network Gate adında bir uygulama hazırladı. USB Network Gate USB cihazlarının fiziksel olarak yanınızda bulunma zorunluluğunu ortadan kaldırmaktadır. Başka bir bilgisayar üzerinde var olan USB cihazlarınıza ağ üzerinden veya internet üzerinden sanki kendi bilgisayarınıza bağlıymış gibi kulllanmanıza olanak sağlayan bu yazılım hem Mac hem de Windows uyumlu. Yani siz PC’nize bağlı bir USB cihazını Mac’inizde de kullanabiliyorsunuz.

UnknownYapmanız gereken şey sürekli olarak kullanmanız gereken USB cihazını bir sunucu bilgisayarına bağlayıp yazılımını yüklemek. Satın aldığınız lisans biri Sunucu (Server) biri de İstemci (Client) olmak üzere iki bilgisayarda kullanmanıza olanak sağlamaktadır. Uygulamanın kurulumu kolay. Şu an için Türkçe sürümü yok bu yazılımın ama bu programları kullanmak için de ileri derecede bir İngilizce bilgisine ihtiyacınız yok. Grafik arayüzü de zaten fazlasıyla kolay. Sonrasında usb sıkıntısı yaşadığınızı diğer bilgisayara da yazılımı yüklemeniz gerekmekte. Program hem sunucu hem de client özelliklerini barındırmakta. Ağ üzerindeyken sunucuya bağlanmış olan USB cihazını otomatik olarak görebiliyorsunuz. Sonrasında ise makinanıza bağlamanız gerekmektedir. Bunun için de listede gördüğünüz cihazın hizasında bulunan Connect tuşuna basmanız yeterli olacaktır. Cihazı kullanmak için kullanmak istediğiniz uygulamanın sürücüsünü de yüklemeniz gerektiğini unutmayın.

 

mac

İnternet üzerinden veya ağ üzerinden ne kadar hızlı olabilir ki demeyin. Hiç olmamasından daha iyidir, değil mi? 🙂 Bu sistem USB portu gerektiren birçok cihazı desteklemekte; hatta bazı yazılımların çalışması için gerekli oan USB Dongle’lar için bile kullanılabiliyor. Denemelerimizi genelde aynı ağ üzerinden USB HD e veri saklama ve USB HD’ten veri alma gibi süreçler üzerinde yaptık. Lakin, Elitma yazılımın yaptığı açıklamalara göre yazılımın 3D yazıcı, kamera, kart okuyucu, tv alıcıları, web kameraları, el kameraları, parmak izi okuyucuları, kimlik okuyucular, etkileşimli tahtalar, modemler, minik bellekler, taşınabilir termometre, çok fonksiyonlu yazıcılar, kesiciler, yazıcılar, tarayıcılar, barkod okuyucular, spektrofotometre, programlama kartları, usb monitörler, usb kumandalar, sayısal müzik karıştırıcıları, akıllı telefonar, oyun kumandaları, grafik tabletleri, ev kontrol sistemleri, midi denetleyicileri, usb donglelar, dvd sürücüler, android cihazlar, VOIP telefonlar, sabit diskler, Elgato Turbo.264HD Donanım Hızlandırıcı, Kredi kartı okuyucuları, ağ arayüzleri, ve yazılım tanımlı alıcılar gibi ekipmanlar yer almakta.

Bu yazımızda USB port sıkıntısı, USB-C standardına geriye dönük destek ve bozuk USB portlu bilgisayarlara nasıl erişebileceğiniz konusunda yardımcı olmaya çalıştık. Elmasuyu üyeleri için bir de %30’luk indirim söz konusu. Bu indirimden yararlanmak için UNG-AG-30 kodunu satın alma bölümüne eklemeniz yeterli olacaktır. Direkt olarak siteye ulaşmak için de gitmeniz gereken adreş şu şekildedir:

http://www.eltima.com/products/usb-over-network-mac/

MacWorld 2014’ten – Petcube

Gün geçmesin ki yeni bir iPhone odaklı donanım görmeyelim. Petcube bu yıl 27-29 Mart tarihleri arasında düzenlenen Macworld/iWorld 2014 etkinliğinin göz çarpanlarından biri haline geldi. Peki Petcube’u farklı kılan ne oldu? Hep birlikte inceleyelim.

Petcube birkaç kafadarın evcil hayvanları için birşey yapmak istemesiyle başlamış. Çünkü evde yokken evcil hayvanları komşuları rahatsız edecek derecede garip davranışlar sergileyebiliyormuş. Hep birlikte petcube’u geliştirmeye başlamışlar.

Petcube minik bir kedi boyutunda Macbook Pro’ları anımsatan bir tasarıma sahip bir ev hayvanı kontrol cihazıdır. İçerisinde HD kamera ve lazer yer almakta ve bu cihazlar da evinizdeki kablosuz internet ağına bağlıdır. iOS uyumlu program sayesinde de siz nerede olursanız olun bu dahili öğeleri kullanabiliyorsunuz. Yani siz evde yokken artık evcil hayvanınızı açık televizyon ile meşgul etmek zorunda kalmayacaksınız. Lazer ile onlarla oynayabilir, oynarken video kaydı yapabilir ve çektiğiniz videoları internet üzerinden paylaşabilirsiniz.

Kedi severler buna kesinlikle bayılacaktır. Henüz ürün satışta değil ama Mayıs 2014’te satışa çıkacak. 199 dolara şimdiden ön sipariş verebileceksiniz.  Ön sipariş vermek veya ürün hakkında daha fazla bilgi almak için ürün websitesini ziyaret edebilirsiniz.

http://www.youtube.com/watch?v=RlFVx-grsqY

Bataryanız Ne Alemde?

Mac App Store birbirinden farklı birçok faydalı uygulamayı bizlere tanıtmaya devam etmekte. Gözümüze çarpan bir uygulamadan bahsetmek istiyoruz. Battery Health yani Batarya Sağlığı adlı uygulama diğer program simgelerinden farklı bir simge ile zaten görsel olarak da farklılığını göstermekte. Mac App Store’dan indirebileceğiniz Battery Healt taşınabilir Mac’inizin pili hakkında size detaylı ve tahmini bilgiler vermekte. Üstelik bu program ücretsiz.

Okumaya devam et “Bataryanız Ne Alemde?”

Yeni iPad – 3 Değil

Çıktı çıkacak derken çok beklediğimiz Yeni iPad çıktı. Evet şaşırdınız di mi? Ürünün adı “Yeni iPad”. Görünüm itibarıyla çok fazla değişikliğe maruz kalmayan yeni oyuncağımızın içi şu an piyasada olan iPad 2 modelinden oldukça farklı. Donanımın güncellenmesi ile yetinilmemiş aynı zamanda da iPad’i işlevsel hale getiren can damarı niteliğindeki yazılımlarında da güncellemeler olmuş. Şimdi bunlar ne mi sorusunun cevaplarına bakalım: Okumaya devam et “Yeni iPad – 3 Değil”

Ses Ayar Simgeniz Gri Olduysa…

Bir gün bilgisayarınızı açtınız ve birde ne göresiniz? Ses ayar düğmeniz grileşmiş ve hoparlörünüzden hiçbirşey duyamıyorsunuz. Belki de bir kulaklık taktınız ve canınız sıkıldığı için kulaklığı çıkardınız ve benzer bir sorun yine karşınıza çıktı. Ne yapacaksınız? Hemen endişelenmeyin, bu yazıda sizlere fazla telaş yapmadan neler yapabileceğinizi anlatacağız.

Okumaya devam et “Ses Ayar Simgeniz Gri Olduysa…”

Google Tükân Açtı

Önce Apple, sonra Microsoft ve şimdi de Google. Mağazacılıkta ciddi iş olduğunu anlayan Google sonunda ilk girişimini yaptı. İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan Tottenham Court Road üzerinde bulunan PC World içerisinde ilk mağazasını açan Google galiba artık bişiler satmaya başlayacak. Büyük bir ihtimalle içinde Google teknolojisi olan herşeyin satılabileceği bir yer olacak. Google işletim sistemlerinden tutun da ücretli Google hizmetlerine kadar birçok şeyi bulabileceksiniz galiba. İlerleyen zamanlarda hayat bize bakalım neleri gösterecek?

iPod Classic Yoğun Bakımda

2001 yılında ilk piyasaya sürüldüğünde müzik dünyasında kökten değişikliğe yol açan iPod artık galiba yaşam ömrünü tamamlamakta. iPod uzun bir süre tek model olarak piyasaya sürüldü. Daha sonraları ise Mini, Shuffle ve Nano olmak üzere 2 farklı model daha eklendi ve derken Touch modeli eklendi. Ama artık galiba iPod da klasik dönemi bitiyor. Son bir haftadır dönen dedikodulara göre Apple artık Classic modellerinin fişini çekecekmiş. Bunu destekleyen nedenlerin arasında uzun zamandır 160 GB dan daha büyük bir model çıkmaması ve 2009 yılından beri Apple Click-Wheel (tıklamalı dokunmatik tekerlek) destekli oyunlara yenilerinin eklenmemesi var. Hatta 2010 yılındaki iPod etkinliğinden sonra da hiçbir güncellemenin olmaması bunu daha da çok tetiklemekte. Gelecek haftalar içinde bu daha belirgin olacaktır.

iCloud Nedir ve Ne Değildir?

Bulut ve olması gereken yöntem bu… Apple’ın dediği sözler de bu şekilde. Söylenenleri bir kenara bırakalım da iCloud adındaki bu otomatik ve fazla çaba gerektirmeyen veri sistemini bir inceleyelim.

iCloud nedir? iCloud iOS sürüm 5 ile Apple’ın mobil ve masaüstü platformlarını birleştirdiği bir veri paylaşım ve entegrasyon alt yapısıdır. Bu alt yapıda veriler kuru kuruya bir yerden diğerine gitmez. Apple’ın neredeyse bütün uygulamalarıyla uyumlu olan bu alt yapı ile üretmiş olduğunuz içerik de sahip olduğunuz diğer platformlara aktarılır. Ama şunu unutmayın ki iCloud salt bir yedekleme sistemi değildir. Yani sadece yedeklerinizi sakladığını bir internet alt yapısı görevinde olmayacaktır ve zaten sığası da buna müsait değildir. iCloud salt veri yedeklemeden daha çok sizin satın almış olduğunuz şarkıları, çekmiş olduğunu fotoğrafları, takvim bilgilerinizi, üretmiş olduğunuz belgeleri ve fihrist bilgilerinizi (ve daha birçok şeyi) sahip olduğunuz Apple platformları arasında anında ve otomatik olarak paylaşır. Okumaya devam et “iCloud Nedir ve Ne Değildir?”