Apple Televizyon Üretmiş Olsaydı…

Garip bir hikayenin başlangıcı …. Tarih 22 Haziran 2011 ve Apple camiasında Türkiye’nin belkide en çok bilinen isimlerden biri Hüseyin Usta ile Kanyon alışveriş merkezindeyiz. Sıcaklığın vermiş olduğu hararet ile nane limonata saldırmış 2 eğitimcinin vahim serinleme çabaları koyu sohbet ve dünyevi konuşmalardan epey sonra sonuç buldu. Derslerimizin başlaması için kalan bir saati en iyi şekilde kullanmaya çalışırken birden canımızın sıkkınlığının verdiği bir hamle ile kendimizi Teknosa’ya attık.

Teknosa’da bizi direkt olarak Samsung’un akıllı televizyonları karşıladı. LED teknolojisinin getirdiği incelikle mükemmel derecede şık şekilde tasarlanmılş olan bu akıllı televizyonları incelemeye başladık. Hemen arkasındaki Apple standını görünce Hüseyin ve ben göz göze geldik ve galiba aynı anda aynı şeyi düşünmeye başladık. Apple standına doğru attığımız ilk adımda bu mükemmel görünümlü televizyonların arkasının çok da güzel görünmediğini gördük.  İlk sözler Hüseyin’in ağzından döküldü… Apple televizyon yapsaydı nasıl olurdu?…

Öncelikle yukarıdaki fotoğrafa bir bakın… tamamen karmaşa. Uzakdoğu düşüncesiyle yani her kapının olması gerektiğini düşünen bir düşünce yapısıyla üretilmiş olan bu cihazlar arkalarında neredeyse TV tarihinin bütün çıkışlarını barındırıyordu. Anten girişi, Scart, kompozit, HDMI, VGA, DVI, PCMCIA ve hatta Ethernet. Ethernetin neden orada olduğunu düşünüyorsanız bu televizyonlar internete girebiliyor ve hatta internetten program idirebiliyor. Hüseyin ile aklımıza gelen ilk şey bu kadar kapıyı Apple’ın asla kullanmayacağıydı…

 

Apple olsaydı kesinlikle tek bir kapı olurdu. Televizyonun önü ne kadar derli topluysa arkası da iMac lerinki kadar derli toplu olurdu. Görebileceğiniz ikinci kablo elektrik kablosu olurdu; o da şu an için kablosuz aktarılamadığından… Apple bir televizyon yapmış olsaydı rengi kesinlikle beyaz olurdu. Büyük bir ihtimalle Apple TV 27, 40 ve 46 inç olarak Pro sürümleri olurdu. Bu da yetmezmiş gibi Apple NanoTV olurdu ve bunların da 21.5 inçlik küçük ve altı renkten oluşan modelleri olurdu. Ayrıca ProductRed ile HIV/AIDS hastalarına yardıma aktarılan birde bağışlı modeli olurdu. Birçok genç bunları odalarına almak için sıraya girebilirdi. ProTV almak için bizlerin de ne yapabileceğini inanın tahmin edemiyorum.

 

Apple TV yapmış olsaydı kesinlikle içinde OS X olurdu. Darwin’e dayandırılmış bir çekirdek üzerine TV için özel bir işletim sistemi yapılırdı ve bu iOS’un bir parçası olurdu. Dolayısıyla biz bunu her ay güncellerdik. Kumandası için herhangi bir cihaz göndermezdi Apple. Kesinlikle televizyonun bezel çizgilerinin içinde bir yere bir buton bir de ses açma kapama butonları eklerdi ve bunların kombinasyonlarıyla TV kilitlendiğinde yeniden başlatmamızı beklerdi. Kumanda işini iPad ve iPhone’dan da yapmamıza izin verirdi Apple, hakkını yemeyelim. Bunu AppStore’dan ücretsiz olarak dağıtacağı bir uygulamayla hallederdi. Sonracııma, yanında bir kumanda vermiş olsaydı bile bunun en fazla dört düğmesi olurdu. Haaa unutmadan bu televizyonların kesinlikle FaceTime özelliği ve iTunes senkronizasyonu olurdu.

 

Bu televizyonu MacBook, MacBook Pro, Mac Mini ve hatta iPad veya iPhone’un ekranı olarak kullanmak isteyenler bu televizyon için kesinlikle AppStore’dan 4 Amerikan Doları karşılığında WiFi ile aktarım yapabilecekleri bir uygulama indirirdi. Ayrıca duvar asma aparatını da satın alarak duvarlarımıza asabilirdik. Ama yine de bu güzel bir özellik olurdu.

 

Şimdiye kadar Apple’ın üreteceği televizyonun bizim hayatımızı nasıl değiştireceğinden bahsettik. Şimdi de asıl önemli noktaya gelelim. Apple elini attığı her sektörde kural belirleyici konumda olmuştur. Bu yüzden de Apple eğer tv sektörüne girerse kesinlikle ve kesinlikle tv kanalları ile anlaşmaya otururdu. TV kanallarının yayın yapması gereken standartları belirlerdi. TV kanalları için yayın sunucu yazılımı yaparak tv kanallarından ayrı bir gelir elde ederdi.

 

Galiba bu durumda farklı bir sektörde farklı bir rekabet ortamı olacaktır. Aslında bugüne kadar arası bozulmadık galiba bir TiVo kalmıştı onla da arayı bozardı. Bu arada Google Android’li televizyonlar için Sony ile anlaşma yapardı. Sony de belli basil patentleri tehlikeye girdiği için Apple’a dava açardı. Apple bu davayı da kazanırdı 🙂

 

Türkiye’ye gelmesi zor olur zaten. Digiturk ve Turkcell bir araya gelerek bu televizyonu satmak için farklı BİLMEMNECELL tarifeleri yapardı. Bilkom’un adı bile galiba bu dönemde olmazdı. Bilkom insanlara büyük bir ihtimalle yaşam koçluğu yapıyor olurdu. Bu durumu fırsat bilen almancılar gelirken yanlarında incecik Apple Televizyon kutularını getirerek Türkiye’de kara pazar oluştururlardı. Havaalanlarında gümrükten geçirebilenler şanslı hissederlerdi kendilerini…

Peki sizce daha neler neler olurdu?

Yazar: Cem YENER

ElmaSuyu.Net Yöneticisi - Site faaliyetlerinin yanında bilgisayar dünyası ile yakından ilgili. Mac ve iOS özellikle ilgilendi konulardır. Üniversite Program Koordinatörü - Bir devlet üniversitesinin İngilizce Hazırlık Programı Koordinatörü ve Akademik Direktörlüğünü yürütmekte. @jamwinner