iPad Pro Bir Hata Mı?

https://www.youtube.com/watch?v=_gwfH-U8V3A

Apple’ın 9 Eylül 2015’te iPad Pro’yu tanıtmasının ardından birçok kişi bu kadar büyükteki bir iPad’e ne gerek var diyerek tepki göstermeye başladı. Üstelik Phil Schiller bir de Apple Pencil’i tanıtınca, tepkiler çığırından çıktı. Bu tepkiler aklıma birden iPad Pro ve Apple Pencil gerçekten bir hata mı olduğu sorusunu getirdi ve ben de bu konudaki düşüncelerimi sizinle paylaşmak istedim.

Bu tepkilere aslında iPad Pro’nun büyüklüğünden daha çok beraberinde satılacak olan Apple Pencil’in tanıtılması neden oldu diyebiliriz.. Radikal Apple fanatikleri kaleme hemen karşı çıktı tabi. “Yaaa kalem ne alaka” ve “Hani dokunmatikte en iyi giriş metodu parmaktı” Gibi ifadeler dudaklarından düşmedi bu tür kullanıcıların. Şimdi bu arkadaşlarıma bir iki hususu hatırlatmak istiyorum:

Bu tepkileri veren fanatikler büyük ihtimalle iPad ve iPhone’u birbiriyle karıştırmaktadırlar. iPhone ve iPad farklı ürünlerdir ve kullanım gereksinimleri de farklıdır. Evet, Steve Jobs parmağın telefon için en iyi giriş yöntemi olduğunu belirtmiştir ama bunu 2007 yılının Ocak ayında iPhone’u ilk tanıttığında ifade etmiştir. 27 Ocak 2010 tarihinde iPad’i tanıtırken Steve Jobs iPad için bunu söylemedi. iPad’in en belirgin özelliği, zamanında Netbook’lar ile doldurulmaya çalışılan ve bilgisayar ile akıllı telefonlar arasındaki yeni ürün kategorisini doldurarak bilgisayarlarla yapılan bazı işlemleri daha kolay hale getirip kullanıcılara sunabilmesiydi. Netbook’lar bu özellikleri tam olarak karşılayacak ara bir ürün değildi, çünkü bunlar Steve Jobs’ın da dediği gibi sadece var olan ağır programları çalıştıran ucuz bilgisayarlardı. İşte iPad’i başarılı bir ara ürün haline getiren temel nokta da buydu.

Unutmamak gerekir ki iPad sadece ara ürün kategorisini dolduran bir cihaz değildir, aynı zamanda bir üretkenlik cihazıdır da. Yani, siz sadece e-mail yazmaz, internette gezinmezsiniz. Başta Pages, Numbers ve Keynote’u içinde barındıran iWorks for iOS ve sonrasında da Microsoft Office gibi programlar ile iPad, mobil üretkenlik kavramını bir adım daha ileriye taşımaktadır. Hadi diyelim Apple salaktı da bir hata yaptı ve iWorks’ü iOS için çıkardı, peki Microsoft da mı salak? Tabii ki değil. Apple da Microsoft da tablet piyasasındaki gelişmeleri yakından takip eden firmalar. Tabletler artık 7’den 70’e herkesin elinde ve iPad hala en çok talep edilen tabletlerden biri. Bu firmalar emin olun bu gerçeği göz ardı etmiyordur. Bunu da zaten satış rakamlarından kolaylıkla anlayabiliriz. Bu yazılımların hepsi parmaklarınızla rahatça kullanılabilmekte. Lakin, gözden kaçırdığımız başka bir husus var ve bu da böyle müthiş bir cihazın parmak ile kullanılamayacağı belli başlı noktalardır. iPad bilgisayar kullanmayı bilmeyen birinin bile rahatlıkla kullanabileceği ve kullanırken de etkileşim içinde kalabileceği de bir araç. Bu konuda galiba hepimiz mutabıkız ama bahsetmiş olduğum bu kullanıcı kitlesi genelde kullanıcı skalasında hep en altta kalanları kapsamakta, yani sadece üretkenlik yapabilecek standart tüketiciyi. Kullanıcı üretkenlik anlamında bir adım daha ileri gittiğinde parmakların bazı noktalarda üretkenlik için pek de rahat olmayabileceğini fark ediyor. Yani farz edelim ki siz bir şeyler çizmek istiyorsunuz ve bunu iPad üzerinde sadece parmak ile yapmayı planlıyorsunuz. İşte bu çoğu zaman düşündüğünüz gibi olmayabiliyor. Ha diyeceksiniz ki e zaten 3. Parti kalem üreticileri var; Evet var ama neden Apple imzalı standart bir kalem olmasın? Kaldı ki Apple’ın sunduğu kalem iPad için üretilmiş diğer hiçbir çizim araçlarına benzememekte. Ayrıca, bu ürünün hedef kitlesi standart değil Profesyonel kullanıcı.

Standart kullanıcı kitlesine ek olarak bir de iPad’ini profesyonel hayatının parçası haline getiren bir kitle var. Üretkenliğini arttırmak isteyen bu kitle iPad için üretilmiş olan diğer 3.parti ürünleri kullanmak zorunda kalıyor. Apple, bu Pro denen segment kullanıcılarının bir bölümünün sesini duymuş olacak ki Masaüstü yayıncılıktan tutunda bir çok farklı sektöre kadar yaygın kullanıma sahip olan masaüstü çizim tabletlerini çöpe attıracak iPad Pro’yu piyasaya çıkardı. Bir de şunu unutmayın ki iPad Pro’nun kalemi Apple Pencil özellikle içerik üretme esnasında kullanılacak bir cihaz, yani kalemi sadece belli başlı yerlerde kullanabileceğiz. Temel giriş aygıtı olarak kullanılmayacak. Parmaklarınız hala iPad’inize hükmetmeye devam edecek.

“Peki neden sadece iPad Pro?” sorusunu da duyar gibiyim. Üreticiler açısından bir ürünün geliştirilmesinde belli şartların oluşması ve ihtiyaç duyulan teknolojinin hem maliyet hem de kullanılabilirlik açısından daha uygun olması beklenilmelidir. Dokunmatik hassasiyetine sahip olan ekranlar yeni değil ama Apple’ın bildiği birşey vardır illaki. Belki adım adım diğer ürünlere de destek gelecek belki de belkide gelmeyecek belkide Apple’ın kafasında başka planlar var. Bunu sadece gelecek gösterecek bize. Hali hazırda bu durumdan negatif yönde etkilenecek olan dünyaca ünlü çizim ekranları üreticisi Wacom sadece çizim için kullanılabilecek olan Cintiq markalı 13 inç çizim ekranlarını 999 Avroya satmakta. Kaldı ki bu sadece bir ekran, biz ise bir bilgisayardan bahsediyoruz.

Unutmayın ki normal iPad hala müthiş bir bilgisayar. iPad Air’in veya iPad Mini’nin kalem desteğinin olmaması onları kötü kılmaz. Genel olarak içerik üretmede zaten sorun yok. Apple, iPad Pro ile kullanılabilecek kalemin gerçekten diğer iPad modelleri için bir ihtiyaç olduğunu hissetseydi, inanın ki diğer tüm cihazlara bu desteği koyardı. Pro modeli ile iPad’lerini belli alanlarda kullanan insanların hedeflenmiş olduğu aşikar. Aslında iPad Pro ile, ihtiyaçlarımız doğrultusunda bir iPad alma seçeneği sunulmuş oluyor bize. Aynen diğer Apple ürünlerinde olduğu gibi. iPad Pro çıkacak söylentisini ilk duyduğumda pek de şaşırmadım desem yerdir. Çünkü Apple’ın ürün gamına baktığımızda her ürün grubunda bir alt bir de üst ürün segmentinin olduğunu görmekteyiz. iMac ve Mac Mini masaüstü bilgisayar grubunda alt seviyeyi temsil etmekteyken, Mac Pro bu grubun üst seviyesini temsil etmekte. iPhone 6 telefon grubunun alt seviyesini oluştururken, iPhone 6 Plus üst seviyesini temsil etmekte. MacBook Air dizüstü bilgisayar grubunun alt seviyesiyken MacBook Pro üst seviyesini temsil etmekte. Yani, Apple bunu hep yapmakta ama biz fark etmemekteyiz.

Anlattıklarım doğrultusunda düşündüğümde iPad Pro bence bir hata değil, aksine Apple’ın sektörde tutunmaya devam etmesi ve sektörde azalan tablet gerekliliği ivmesini profesyonellerin dikkatini çekecek olan yeni bir ürünle tekrar yükseltmesi hususunda şimdilik geçici bir çözüm.

Dağ Aslanı Geliyor

Apple'ın bizleri uzun zamandır beklettiği yeni kedisi Dağ Aslanı İngilizce ismiyle Mountain Lion bugün AppStore'a geliyor. Mountain Lion'ı bekleyen üyelerimiz için hatırlatma bazında bu haberi hazırlayalım dedik. Amerika'da ilk olarak çıkacağını düşünürsek Türkiye saatine göre saat 20:00 gibi en geç gelmiş olur diye tahmin etmekteyiz. Mac Yazılım Mağazasına düşer düşmez sizlere yeniden bir bildiri yapmaya çalışacağız. Eğer donanımınız yeterli ise bu süper güncellemeyi yapmanızı kesinlikle tavsiye ederiz. 19.99 Amerikan Doları karşılığında yapabileceğiniz bu güncelleme ile Apple'ın en son teknoloji hizmetlerinden sorunsuz yararlanabilirsiniz. 

iTunes ile Yabancı Dil Eğitimi

iTunes temelinde çok iyi bir müzik programı ama sağladığı faydayla müziğin ötesinde birçok konuda da bizlere yardımcı olur. iTunes Store üzerindeki ücretsiz birçok Podcast ile iTunes yabancı dil öğrenmenize katkıda bulunabiliyor. Yapmanız gereken şey sadece iTunes üzerinden Podcast sekmesine tıklamanız. Arından Education bölümünden Language Courses alt bölümüne yani yabancı dil eğitim podcastlerinin olduğu bölüme ulaşabilirsiniz.

Okumaya devam et “iTunes ile Yabancı Dil Eğitimi”

Office’den Türkçe’ye Merhaba!

Screen shot 2010-10-28 at 5.21.44 PM

Microsoft geçtiğimiz günlerde Office program grubunun yeni sürümünü piyasaya çıkardı. Birçok yeniliği barındıran bu müthiş yazılım grubu 2011 sürümüyle gözleri büyülüyor. Lakin, bizim dikkatimizi çeken başka bir özelliği daha farkettik. Office 2011’de sex hikayeleri Türkçe yazım desteği de geliyor. Bu aslında çok güzel bir gelişme. Yazım desteğinin yanında eş anlamlılar sözlüğü, heceleme ve kesim özelliklerini de barındırmakta. Ne diyelim. İnşallah Office’in Türkçe Mac sürümünü de görürüz. 1994 yılından beri ilk defa bir Microsoft Mac ürününü Türkçe görmekteyiz. Bu bizleri çok ama çok sevindirdi.

20 Ekim Apple Etkinliği – Back to the Mac

Screen shot 2010-10-21 at 8.25.28 AM

Apple yine yapacağını yaptı ve Ekim ayı etkinliğinde yeni ürünlerini ve ayrıca varolan ürünlerinin güncellenmiş halini bizlere tanıttı. Birçoğumuz için hayar kırıklığı tadında olan bu etkinlik içerisinde iLife 11 yazılım paketini gördük öncelikle.

Bildiğimiz gibi iLife bir Mac almanın en teşvik edici özelliklerinden biridir. Özellikle evde film, müzik ve fotoğraf arşivlemesi yapıyorsanız. iLife 11 sürümü aslında yeni görsel değişiklik içermemektedir. Zaten programların simgelerinin bile değişmemesi bunun en güzel destekleyen kanıtlardan biridir.

overview_herobox_20101020iLife paketinin en önemli yazılım parçalarından biri iPhoto fotoğraf düzenleme yazılımıdır. iPhoto’09 sürümünden sonra pek fazla yenilik karşımıza çıkmadı ama yeni temalara sahip olan slayt gösterileri ve tam ekranda daha efektif çalışma olayı çok daha güzel bir hale getirdi. iMovie en önemli ikinci yazılım olarak karşımıza çıkıyor. iMovie’de de Hollywood tarzı fragman oluşturma, kişileri görüntü ve seslerine göre arayıp bulma ve Storyboard yani Hikaye Akışı hazırlama özellikleri ile göz dolduruyor doldurmasına da pek de fazla yenilik içermemekte. En güzel gelişmelerden biri direkt olarak vimeo bağlantısı kurabilmenizdir. YouTube entegrasyonuna güzel bir alternatif olmuş. GarageBand için de göze çarpan en önemli özellik eş zamanlı çalıp ritim tutturamayanlar için ritim bütünlüğü özelliğinin sağlanmasıdır. Ayrıca nota eğitimi de artık alabileceksiniz.

facetime_icon_title20101020FaceTime iLife sonrasındaki en güzel özelliklerden biri. Artık iPhone4 ile Mac leriniz kameralı görüşme yapabilecek. Sadece iPhone4 ile Mac değil, aynı zamanda Mac’ler de kendi aralarında görüşme yapabilecek. FaceTime şimdilik Beta aşamasında ve kullanabilmeniz için Mac OS X Snow Leopard 10.6.4 işletim sistemine ihtiyacınız var. Kullanmak için bir Apple ID nizin olması gerekiyor bu arada hatırlatmakta fayda var.

Screen shot 2010-10-21 at 9.30.07 AMFaceTime’ın tanıtımından sonra karşımıza çıkan iyi haberlerden biri de Mac OS X ‘in 8. stabil sürümünün tanıtılması oldu. 8. stabil sürümün adı Lion ve zaten bunu  herkes de bekliyordu. Back to the Mac görsellerinden de bu kolayca anlaşılabilirdi. Bu yeni sürümde hedeflenen en önemli şey iOS üzerindeki bazı özelliklerin Mac OS X’e kazandırılmasıydı. Bunun için de Mission Control adında bir altyapı kullanılarak LaunchPad adında bir uygulama erişim ve düzenleme merkezi kuruldu. LaunchPad şu an sistemlerimizde kullanmış olduğumuz Spaces, Exposé, Dashboard ve Tam ekran çalışılabilecek yazılımların bir araya gelmiş halidir.

155039-appstore_originalApple’ın pazarlama dehasının bir diğer ürünü karşımıza çıktı Lion sonrasında. Bundan sonra programları internetten satın alabileceğiz Apple vasıtasıyla. AppStore sonrasında Mac App Store ile Mac kullanıcıları da düşünülmüş. Mac App Store Dock’da yerini hemen almış. Finansan gücüne güç katacak olan bu alt yapı ile Apple galiba dünyanın en zengin firması olma yolunda bir adım daha atmış olacak.

Screen shot 2010-10-21 at 10.29.18 AMEtkinlikteki son gelişme yeni MacBook Air modelleri ile ilgiliydi. MacBook Air de artık yekpare kasaya sahip ve Flash bellek gibi daha küçük teknolojiler kullanıldığından minicik hale gelmiş. MacBook Air 999 dolardan başlayan fiyatlarla karşımızda olacak ve minik bir bilgisayar serisi olmasına karşın büyük makinelerin özelliklerini taşımakta.

Genel anlamda çok fazla yenilik yoktu etkinlik sürecinde. Hayal kırıklığı anlamındaki düşünceler de bu yönde. Sadece güncellemeler vardı, yeni sadece FaceTime oldu.

Hoşgeldin Apple Türkiye

atApple resmi olarak Türkiye ofisini açtı. Öncelikle hoşgeldin demek isteriz. Uzun zamandır beklediğimiz bu açılış sessiz sedasız gerçekleşti. Bu konudaki aldığımız duyumlar nedir onlardan bahsetmek istiyoruz:

1- Ilımlı Geçiş Dönemi:

Apple birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi ılımlı yaklaşım stratejisini Türkiye’de de devam ettirecek. Yani, şimdilik sadece şirket açılacak ve ülke pazarı takip edilecek. Çok küçük adımlarla ilerleyerek sonunda pazar kontrolü ele geçecek. (Bu kontrol kelimesi bize bu haftaki Newsweek makalesindeki eleştirileri hatırlattı) Bu arada Bilkom saltanatına sanal olarak da olsa devam edecek. Taaa ki…. bu konuda ayrı bir yazımız olacak…

2- Yerelleştirme

Apple halen daha tam manasıyla Türkleşebilmiş bir firma değil. Sattığı ürünün içine Türkçe menü koymakla bu iş olmuyor. Bir yerler sürekli eksik kalıyordu. Yerelleştirmeler ile öncelikle ev ve yarı profesyonel kitlesinin kullandığı iLife paketleri Türkçeleştirilecek. Tahminlerimiz sonrasında iWork ve Profesyonel Apple yazılımları.

3- Devlet ve Apple

Apple, Türkiye’deki süreçleri bu ofis ile inceleyecek ve hem ekonomik hem de bürokrasi anlamında ülkemizi irdeleyecek. Devlet ile gerekli anlaşmalar yapılacak ve belki de Apple Türkiye’ye yatırım yapacak. Türkiye’nin hem ekonomik hem de  jeopolitik konumu zaten buna fazlasıya elverişli. Bu sayede ileride, çok fazla uzakta değil, Türkiye’deki fiyat politikalarına da müdehale edebilecek.

4-Dükkanlar…

iTunes ve AppleStore açılacak. Sonunda bizim de bir elma dükkanımız olacak öncelikle sanal da olsa. Öncelikle Apple Online Store ve sonrasında iTunes Store bekleniyor. AppStore zaten hali hazırda açık olduğu için Sezen Aksu’nun parçalarını yakın zamanda iTunes üzerinden satın alabilemek için çok da fazla zaman kaybetmeyeceksiniz.

5- Tüm Denetim

Apple Turkey, bunların hepsi için en fazla iki yıl ayıracak ve zamanla piyasaya girecek. Bilkom sanal tahtından inecek ve kendi istediği şekilde yaşamaya devam edecek. Koç Grubu ne yapar artık orası bilinmez. Fiyatlar Apple tarafından kontrol edilecek.

Google Public DNS: Mac OS X Ayarları

imagesBirçok servisi ile hayatımızı yıllardır kolaylaştırmaya devam eden Google, yepyeni bir hizmet ile karşınızda. Google Public DNS ile günde belkide yüzlerce hatta binlerce kere yaptığınız Domain Name Server taleplerinizi hızlandırmayı hedefliyor. Google’ın dediğine göre bu hizmete hiçbir sınırlama getirilmeyecek. Bu işlemi yapan diğer bir servis de OpenDNS di ve bunun hakkında da bir makalemiz mevcuttu. Artık tercih sizin, Google Public DNS mi daha iyi olacak yoksa OpenDNS mi? Yorumlarınızı bekliyoruz.

Mac OS X (Leopard) için ayarlar şu şekilde:

DNS ayaları Mac OS X içerisinde Network (Ağ) sistem tercihinden değiştirilebilir.

  1. Apple menüsüne tıklayın,  System Preferences (Sistem Tercihleri),ve sonrasında da  Network(Ağ) bölümüne gelin. Yönetici şifreniz veya doğrulama gerekirse lütfen gerekli bilgiyi girerek devam edin.
  2. Google Public DNS hizmetini kullanacağınız bağlantı tipinizi belirleyin ve seçin. For example:
    • Ethernet bağlantı ayarlarını değiştirmek için, Built-In Ethernet (Dahili Ethernet) i seçin, ve Advanced. yani gelişmiş ayalarına tıklayın.
    • Kablosuz ağ bağlantınızı ayarlarını değiştirmek için,  Airport u seçin ve yine Advanced butonuna tıklayın.
  3. DNS sekmesini seçin.
  4. Artı (+)  işaretine tıklayın ve listenin en üstüne şunları ekleyin: 8.8.8.8 ve sonrasında 8.8.4.4.
  5. Apply (Uygula) ya tıklayın ve  OK ile işlemi sonlandırın.
  6. Bu süreci değiştirmek istediğiniz diğer bağlantı şekilleri için de tekrarlayabilirsiniz.

Apple Macintosh…

Macintosh 128k, ilk piyasaya sürülen Apple Macintosh bilgisayarı
Macintosh, kısaca Mac olarak bilinen ve adını McIntosh elma türünden alan, kişisel bilgisayar üreten Apple Computer, Inc.’in bir ürünüdür. Ürün yelpazesi 1984 yılında başlamış, ve piyasada fare ve grafik arayüz kullanan ilk başarılı bilgisayar serilerinden biri olmuştur. Bu başarıdan dolayı, 1986 yılından itibaren şirketin Lisa, Apple II, Apple III gibi yelpazeleri sonlandırılıp tüm bilgisayarları Macintosh serisi altında toplanmıştır.

apple-logo-old

Macintosh 128k, ilk piyasaya sürülen Apple Macintosh bilgisayarı Macintosh, kısaca Mac olarak bilinen ve adını McIntosh elma türünden alan, kişisel bilgisayar üreten Apple Computer, Inc.’in bir ürünüdür.

Ürün yelpazesi 1984 yılında başlamış, ve piyasada fare ve grafik arayüz kullanan ilk başarılı bilgisayar serilerinden biri olmuştur. Bu başarıdan dolayı, 1986 yılından itibaren şirketin Lisa, Apple II, Apple III gibi yelpazeleri sonlandırılıp tüm bilgisayarları Macintosh serisi altında toplanmıştır.

Okumaya devam et “Apple Macintosh…”